Namazda Ayakların nasıl olmalı

Namazda Ayakların nasıl olmalı
Bu haber 19 May 2010 Çar 9:26 tarihinde eklendi.
mm
      1 views
Paylaş:

Namazda Ayakların Durumu

Soru:
Selamun aleykum,
Namazda ayakların arasını 4 parmak aralıkta tutmanın sünnet olduğunu Nurul Izah, Merakıl Felah, Halebi Sağir kitabında okudum. Bu hüküm namazı yalnız başına kılan için mi geçerli? Çünkü Nebi (sas): “Vallahi ya saflarınızı düzeltirsiniz, yahutta Allah kalblerinizi başka başka taraflara çevirir.” dedi. Numan (ra) dedi ki: Ben sonra gördüm ki herkes omuzunu arkadaşının omuzuna, dizini arkadaşının dizine, topuğunu da arkadaşının topuğuna yapıştırıyordu.” (Ebu Davud, 662)
Ayrıca Buhari’de şu rivayet var: Enes (r.a.)’in nakline göre Rasulullah (s.a.v.): “Namaz safflarınızı doğrultunuz. Çünkü ben sizleri sırtımın arkasından da görürüm” buyurdu. Enes (r.a.) şöyle dedi: Bizim her birimiz kendi omuzunu arkadaşının omuzuna, ayağını da arkadaşının ayağına yapıştırırdı. (Buhari, 725)
Abdullah Parlıyan, Riyazus Salihin tercümesinde bu rivayetten sonra şöyle der:
“Bu hadisin son bölümünde “omuzlarımızı ve ayaklarımızı birbirine yapıştırdık” bölümüyle saflardaki düzenleme yerde ayaklarla yukarıda da omuzlarla yapılıyor. Bugün bu hadisi tatbikata koyan bazı müslümanlar Hacc ve Umre maksadıyla geldikleri Mekke ve Medine’de ayaklarını ayaklarına bitiştiren kimseleri kınayıp ayıplıyorlar. Bu hadisi görmedikleri için böyle düşünüyorlar. Mekke, Medine ve diğer ülkelerde ayaklarını birbirine yapıştıran kimseleri görürsek kınamayalım; bu sünneti yerine getirdikleri için takdir edelim biz de öyle yapmaya çalışalım.” (Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 326.)
Bu sözleri doğrulayan şöyle bir rivayet gelmiş:
Enes (r.a.)’in nakline göre Rasulullah (s.a.v.): “Namaz safflarınızı doğrultunuz. Çünkü ben sizleri sırtımın arkasından da görürüm” buyurdu. Enes (r.a.); “Her bir kişinin omuzunu yanındakinin omuzuna, ayağını ayağına yapıştırdığını gördüm. Bunu bugün herhangi bir kimseye yapsam, sanki huysuz katır gibi benden kaçar.” demiştir. (El Muhlis Fevaid’inde, Ebu Yala, Said b. Mansur, Ibn Ebi Şeybe 1/351 ve İsmaili nakletmiş; bkz. Fethul Bari 2/247)
Böyle yapınca da 4 parmaktan fazla oluyor cemaatta. Ves selam.
Cevap:
Namazda ayakların durumuyla ilgili olarak Hanefî mezhebinin kaynaklarındadört parmakkaydının zikredildiği doğrudur. el-Aynî bunun müstehap olduğunu belirtmiştir.[1]
İbnu’l-Hümâm, namaz kılan kimsenin kıyamda ayaklarının arasındaki açıklığın dört parmak miktarı olmasının uygun olacağını söyledikten sonra, İmam et-Tahâvî’nin, bu görüşün sahih olduğunu belirttiğini vurgular.[2]
Sahîhu’l-Buhârî üzerine yazdığı kıymetli şerhte Muhammed Enverşâh el-Keşmîrî bu mesele üzerinde dururken, namazda ayakların arasındaki açıklığın cemaat halinde kılınan namazla münferit kılınan namazda birbirinden farklı olacağına dair Sahabe ve Tabiun’dan herhangi bir nakil gelmediğini belirtir ve şunları söyler: “Aceleci olma ve düşün: (Safta duranlar için) hem omuzları, hem de ayakları birbirine bitiştirmek, zorlu bir alıştırma devresi geçirmeden mümkün olabilir mi? Hatta ondan sonra da mümkün olmaz! Bu, (ravilerin veya sonrakilerin?) ortaya çıkardığı bir uygulamadır. Ebû Dâvud’da, “Namazda Sağ Eli Sol El Üzerine Koyma” babında “Ayağı hizada tutmak ve sağ eli sol el üzerine koymak sünnettendir” diye nakledilmiştir.[3] Burada “ayağı hizada tutmak”tan maksat, ayakları aynı çizgide ve aralarını açık tutmaktır. Onlar, safta duranların topuklarının birbirine bitiştirilmesinin ardına düşmemişler, bu meseleyi sadece ayakların bitiştirilmesi hakkında zikretmişlerdir. en-Nesâî’de, “Ayakların Bitiştirilmesi” babında şöyle rivayet edilmiştir: “Bir kimse (kıyamda) ayaklarını birbirine bitiştirmişti. İbn Mes’ûd ona, “Sünnet’e muhalefet etti. Eğer ayaklarını serbest bıraksaydı Sünnet’e uygun davranmış olurdu” diye tepki gösterdi.”[4]
Namazda ayakların durumuyla ilgili olarak Muhammed Enverşâh el-Keşmîrî sözlerini şöyle sürdürür: “İbn Mes’ûd’un demek istediği, buradaki durumun tam aksidir. Yani o kişi ayaklarını birbirine bitiştirmiş, aralarını açmamıştır. İbn Mes’ûd, “ayakları serbest bırakma (murâveha)” ifadesiyle, ayakların arasını açmayı kasdetmiştir.
“Şu halde Ebû Dâvud rivayetinde geçen “saff” kelimesi ile en-Nesâî rivayetinde geçen “saff” kelimesi birbirinin tam aksi anlamdadır.”[5]
Bu bahsi işlediği yerin başında el-Keşmîrî, Şerhu’l-Vikâye’den naklen, ayaklar arasındaki açıklığın dört parmak veya bir karış miktarı olacağı görüşünün, konu hakkında Şâfiîler tarafından benimsenmiş görüşlerden birisi olduğunu belirtir. Bunu da bir not olarak eklemiş olalım.
“Halebî Kebîr” diye bilinen Gunyetu’l-Mütemellî’de[6] şöyle denir: “Kıyamdayken ayakların arasının, birbirine bitişik dört parmak miktarı kadar açık olması uygundur. el-Hulâsa’da böyle denmiştir. Bu da –yukarıda zikredilenler gibi– selim yaratılış (sağlıklı bir bedenin normal durumu) itibariyle tekellüfsüz (zorlamayla yapılmamış) olmalıdır. Yoksa kişi (mesela) bacaklarının arası açık birisi olursa, ayakları arasındaki açıklık dört parmaktan fazla bile olsa, yaratılışının aslî durumunun gerektirdiği şeklin dışına çıkmak için kendisini zorlamamalıdır.[7] Zira aslolan, her durumda adem-i tekellüftür (belli şeklî unsurları yerine getireceğim diye kendisini zorlamamaktır). Bütün bunlar namazın edeplerindendir. Terk eden kişi günah işlemiş olmaz.”[8]
Burada okuyucu sorusunda yer alan bir hususa daha değinelim: Ebû Dâvûd rivayetinde, saftaki cemaatin hem omuzlarını, hem dizlerini, hem de topuklarını birbirlerine bitiştirdikleri zikredilmektedir. Böyle bir durumun bütün namaz boyunca nasıl mümkün olabildiğini düşünmek gerekir. el-Keşmîrî, omuzlarla birlikte ayakların da birbirine bitiştirilmesinin zorlu bir alıştırma aşamasından sonra bile mümkün olamayacağını vurgulamıştı. Buna bir de “dizlerin” birbirine bitiştirilmesini eklediğimizde gerçekten hayli zor bir durumla karşılaşacağımız kesin.
Öyleyse Ebû Dâvûd rivayetinde anlatılan durumu, cemaatin, namaza başlamadan evvel safta düz bir çizgide, aralarda en küçük boşluk bırakmaksızın ve tam bir intizam halinde bulunmak için dikkat ettiği bir husus olarak anlamak –Allahu a’lem– en doğrusudur.

Hatta namazın sıhhatine şu veya bu şekilde tesir etmeyen bu gibi durumlarda farklı uygulamaları/mezhepleri benimsemiş olan mü’minler, zaman zaman diğer mezheplerin tercihleriyle de amel etmelidirler. Zira böylece hem Efendimiz (s.a.v)’den veya Sahabe’den sadır olmuş farklı uygulamalarla amel etmenin sevabını almış, hem de farklı mezheplere mensup mü’minler arasındaki ülfet ve muhabbeti artıran, farklı mezheplere vücut veren rahmet-i ilahiyyenin tecellisine mazhar oluruz.
Ebubekir Sifil


[1] el-Aynî, Şerhu Süneni Ebî Dâvud, III, 354.
[2] İbnu’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, I, 258.
[3] Ebû Dâvud, “Salât”, 117. Abdullah b. ez-Zübeyr (r.a)’ın sözü olarak nakledilmiştir.
[4] en-Nesâî, “Salât”, 13.
[5] Feydu’l-Bârî, II, 236-7.
el-Keşmîrî’nin kasdettiği şudur: Ebû Dâvud rivayetinde geçen “saff” kelimesi, cemaatten her birinin saf halinde dururken ayaklarının arasını açarak yanındakinin ayaklarıyla aynı hizaya getirmesini, en-Nesâî rivayetindeki “saff” kelimesi ise kişinin, kendi ayaklarını birbirine bitiştirmesini/yapıştırmasını anlatmaktadır.
[6] Münyetu’l-Musallî şerhi.
[7] “Halk arasında “parantez bacak” tabir edilen kişilerin bacaklarının arası normal olarak diğer insanlara göre biraz daha açık olur. Böyle kişilerin, ayaklarının arasındaki açıklık dört parmak olsun diye kendilerini zorlamaları doğru değildir. Kastedilen bu durumdur.
[8] İbrâhîm el-Halebî, Gunyetu’l-Mütemellî, 339.
Paylaş:
"Namazda Ayakların nasıl olmalı" HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Bu konuya hiç yorum yapılmadı.
HEMEN YORUM YAP

img

BU HABERLER DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Mustafa İslamoğlu’na Açık Mektup..
MUSTAFA İSLAMOĞLU’NUN FİKİR KÖLELİĞİ PROJESİ Bu yazıyı, İslam kardeşliğinin gereği...
Gel Bir Fatiha Okuyalım..
Kur’an’ın En Büyük Sûresi Sahabe-i Kiramdan Ebu Saîd Râfî bin...
Kapıdaki Tuğra Ne Zaman Gün Yüzüne Çıkacak
Malumunuz, Beyazıt’ta bulunan İstanbul Üniversitesi kapısı olarak bilinen âbidevi kapı, aslında Harbiye...
Kuran-ı Kerim Sayfaları Kese Kağıdı Yapılmıştı.
Aksiyon dergisi, 70 yıldır konuşulan bir efsanenin belgesine ulaştı. Aksiyon,...
haber kategorileri
  • Kategori yok
facebook
çok okunanlar
Malesef, bu ay hiç haber girilmedi.
Malesef, bu hafta hiç haber girilmedi.
Malesef, bugün hiç haber girilmedi.